Sayfalar

Kategoriler

Arsiv

Linkler

Etiketler

Meta

Autor: Orhan Uysal

~ 23/04/10

     Geçen gün dükkana gittiğimde abim yine bir odun ayırmış köşeye. Avaralıktan ne yapacağımızı şaşırdık, fotoğraf çekmeye başladık.

     Genellikle karıncaların oyduğu bu ağaçların içinden çıkan karınca yuvalarını da fotoğraflamıştım bir zamanlar. Arşivde bulabilirsem onları da eklerim. En sert ağaçlardan birisi olan meşeyi bile yuva haline dönüştürebilen karıncalar bize şunu kanıtlamışlardır: “azimle ısıran, meşeyi deler!”

     Eskilerde arı kovanı yapmak için içi boş (kovuk) odun arayanlar vardı. Bu tarz kovanlarda hazır mum kullanılmaz, arı herşeyi kendisi yapar. Ayrıca bu kovuk odunlar dekoratif olarak saksı mahiyetinde de kullanıldı ki ben hala kullanıyorum :) İşte onlardan biri…

Autor: Orhan Uysal

~ 18/12/09

     Geçen hafta babamın dükkanına gelen partideki ağaçlardan sadece birisi bu… Gökteki bulutlara bakıp bir şeylere benzetmek, yıldızlara bakıp hayalimizdeki resmi çizmek, gördüğümüzü görmek istediğimiz şekilde ya da hayal gücümüz kadar yorumlayabilmek…

    Çocukken çizdiğimiz ağaçların sadeliği… Çizdiğimiz ağaçlar ne kadar sadeyse, işittiğimiz azarlar da o kadar sadeydi aslında. “Sen hiç böyle ağaç gördün mü?” diye sorardı büyüklerimiz bize, azarlarcasına… Bak yine o ağaç, karşımda ve bir başka ağacın içinde!
     Şimdi bana soranlara soruyorum: “Siz hala görmediniz mi böyle bir ağaç?