Orhan Uysal

~ 22/12/08

     Seçmece videolar eklemeye başladım… Tekrar tekrar izlediklerim, dinlediklerim oluyor ve sizlerle paylaşıyorum. Hoşuma giden bir video da Kadir’den geldi. Kadir Boz, nam-ı diğer teknokado ile bir arkadaş aracılığı ile onun bilgisayarla ilgili bir sorununu çözmek için tanışmıştım:) Daha doğrusu, 13/08/2006′da msn’imi ekleyen tanımadığım bir kişi, “slm, doktor kaydet dedi, radyo kurulumunu anlatıcakmışsın babacan.”  diye girmişti konuşmaya ve böyle başlamıştı sohbetimiz. Gel zaman git zaman bilgisayar problemleri dışında da sohbet eder olduk. Yakından tanıdığım çoğu arkadaşımın yapmadığı şeyi yaptı, hal hatır sorar oldu. Bir farkı vardı yani diğerlerinden. Herneyse, yüz yüze görüşememiş olsak da, aradaki mesafeleri göz ardı edip yanyana sohbet tadında dertleşiyoruz sanal ortamda. Kadir, cafe vb. yerlerde canlı müzik yapıyor, gençliğin favorisi, söylediği mekanlarda boş yer bulamıyorsunuz. Onun da ses kayıtlarını sık sık dinlediğim olur (kendisine söylemiyorum havalanmasın). Bu aralar sağlık problemleri var ama atlatır o bunları. Geçmiş olsun Kadir ;)

     Bana yolladığı bu videoda görme engelli bir genç şarkı söylüyor. Daha önce de Ahmet Özdemir hakkında yazmıştım, görme engelli mahalli bir sanatçıydı. Bu video hakkında detaylı bir bilgiye ulaşamadım. Videoyu izlerken, bende şarkı sözlerine tezat bir tebessüm oluşuyor yapılan işin kalitesinden. Sizde?

Get the Flash Player to see this player.

Orhan Uysal

~ 25/08/08

Ahmet Özdemir, nam-ı diğer Kör Ahmet, namını çocukken geçirdiği çiçek hastalığından sonra görme yetisini kaybettiğinden almıştır. Ancak Ahmet abiyi Kör Ahmet yapan görme engelli olması değil, Türkiye’de ilk olarak “ud” ile oyun havaları söylemesi ve bu alandaki tek kişi olmasıdır. Konya ve çevresinde çoğu kişi tarafından bilinen bu değerli şahsiyet, ince fikirli ve eğlenceli kimliği ile kendini halka sevdirmiş ve tanıtmıştır. Şans eseri kısa bir bölümünü dinlediğim şarkısından yola çıkarak bulduğum şarkılarına ve hayat hikayesine hayran kaldım.

     Bir dönem düğünlerde çalgıcılık yaparak geçimini sağlayan Ahmet abimiz, yanına çevredekileri tanıyabilecek düzeyde birkaç tane çocuk alıp, onlardan gelenleri ve gelenler hakkındaki bilgileri öğrenirmiş. Örneğin, kıyafet renkleri, boyları, tenleri, isimleri vs. Daha sonra bu bilgilere göre anons ettiğinde (“Mavili, düzgün oyna”  yada “Ayşe abla hoşgeldin” şeklinde) çevredekileri “acaba kör değil mi” çelişkisine düşüren alaycı bir kişiliğe de sahiptir. Kendi ifadesine göre, 5 bin tane şarkyı bestecilerinin ve güftecilerinin isimleriyle bilmektedir. Ahmet abinin kendi derlemeleri olan fıkra tarzındaki diyalogları anlatımı ise tam anlamıyla birer şaheser! Örnek olarak “Dünür muhabbeti”;
(daha…)