Sayfalar
Kategoriler
- Alanya
- Atatürk
- Bilişim
- Dökümanlar
- Fotoğraf
- Genel
- Gündem
- İnternet
- Kişisel
- Kültür-Sanat
- Müzik
- Oyun
- Programlarım
- RhN Youtube Unblocker
- Spor
- Teknoloji
- Video
- Yazılım
Arsiv
- Ağustos 2010
- Temmuz 2010
- Haziran 2010
- Mayıs 2010
- Nisan 2010
- Mart 2010
- Şubat 2010
- Ocak 2010
- Aralık 2009
- Kasım 2009
- Ekim 2009
- Ağustos 2009
- Temmuz 2009
- Nisan 2009
- Şubat 2009
- Ocak 2009
- Aralık 2008
- Kasım 2008
- Ekim 2008
- Eylül 2008
- Ağustos 2008
Linkler
Etiketler
-
Çok Sevdik Be Abi
İftar
İsmail Gübeş
şekil bozuklukları
30 Ağustos
Aşık Hüseyin
Action
Ahmet Özdemir
Alanya'da yağmur
Alanyalı Aşık Hüseyin
Alanyalı Hüseyin
Altar Eray İçsel
Başlangıç
Batch
Beşiktaş
Denize Girmek Orucu Bozar Mı?
Droplet
facebook gizlilik ayarları
Halil Yalçın
isyankarlar
isyankarlar serisi
isyankar limon
Kör Ahmet
Manavgat Yangın
Meşe Ağacı
Mustafa Kemal Atatürk
Nargile
Office 2007
Pasiflora
Passiflora
Passifloraceae
Passiflora Edulis
Passion Fruit
Photoshop Action Batch Droplet
Purple Fruit
Purple Passiflora Fruit
Purple Passion Fruit
Ramazan Davulcuları
RhN Youtube Unblocker
Süper Lig
Sahur
Udi
Youtube Unblocker
Yusuf yusuf etti la
Zafer Bayramı
Meta
Orhan Uysal
~ 02/08/10
Son günlerde Alanya’nın sıcağında nefes alınamaz hale geldi. İlyas’ın isteği üzerine bu yıl üçüncüsü düzenlenen Gedevet – Türbelinas Yayla Şenliği’ne gitmeye karar verdik. Havanın sıcaklığından mı yoksa yediğim içtiğim bir şey mi dokundu bilmiyorum ama gece boyu uyuyamadım. İlyas’a da söz verdim bir gün önceden, mecburen gidecektim.
Öğlenin sıcağında, saat 12′de çıktık yola motorla. Alanya içi sıcak zaten o şaşmaz bir durum ama yaylaya doğru serinler diye ümit ediyorduk. Ne yazık ki yol boyunca tepemize vuran güneş ve asfalttan vuran sıcaklıkla erimiş halde çıktık yaylaya. Park Orman’da şenlik alanını biraz dolaştık. Açılış saati 17:00 diye belirtildiği için çok kalabalık değildi. Saat 15:00′de özel parkurda off-road gösterileri olduğunu öğrendik ve onu izlemek için biraz oyalandık.
Çıkrık Mevkii denilen ve muhteviyatında off-road araçları için özel hazırlanmış bir parkur bulunan yere geçtik. Yaklaşık 2 saat süren off-road gösterilerinden sonra 30 saatlik uykusuzluğun verdiği sancıyla akşamki etkinliklere ve Mine Koşan konserine kalmadık. Sıcağın merkezine, Alanya’ya geri dönmeye karar verdik. Alanya’ya geldik de n’oldu? Yine uyuyamadım!
Aşağıda off-road gösterilerinden bir kaç fotoğraf bulunmakta:
Orhan Uysal
~ 07/02/10

Havuçtan klarnet, eldivenden tulum, tabureden flut yapıyor.
Linsey Pollak; müzisyen, enstrüman yaratıcı, bestekâr, müzik yönetmeni, halk müziği derleyicisi.
Havuç, lastik eldiven, tabure, sulama kabı vb. ürünleri müzik aleti olarak kullanmasının yanı sıra farklı tasarımlarıyla diğer müzik aletleride dikkat çekiyor.
Orhan Uysal
~ 12/12/08
Ayakkkabı bağcıkları çoğu zaman kimsenin umrunda değildir ki kişisel tercihi bağcıksız ayakkabılar olanlarda vardır aramızda. “İpiyle sapıyla mı uğraşacağım kardeşim” mantığının dışında kıyafetinize yada tarzınıza uygun bağlama şekli ile farklı bir hava katabilirsiniz kendinize. Mevcut dosyalarımı incelerken eski sık kullanınlar arşivimi gezmeye karar verdim ve birkaç tanesini sizlerle paylaşmak istedim.

Favorim;)
Orhan Uysal
~ 25/08/08
Ahmet Özdemir, nam-ı diğer Kör Ahmet, namını çocukken geçirdiği çiçek hastalığından sonra görme yetisini kaybettiğinden almıştır. Ancak Ahmet abiyi Kör Ahmet yapan görme engelli olması değil, Türkiye’de ilk olarak “ud” ile oyun havaları söylemesi ve bu alandaki tek kişi olmasıdır. Konya ve çevresinde çoğu kişi tarafından bilinen bu değerli şahsiyet, ince fikirli ve eğlenceli kimliği ile kendini halka sevdirmiş ve tanıtmıştır. Şans eseri kısa bir bölümünü dinlediğim şarkısından yola çıkarak bulduğum şarkılarına ve hayat hikayesine hayran kaldım.
Bir dönem düğünlerde çalgıcılık yaparak geçimini sağlayan Ahmet abimiz, yanına çevredekileri tanıyabilecek düzeyde birkaç tane çocuk alıp, onlardan gelenleri ve gelenler hakkındaki bilgileri öğrenirmiş. Örneğin, kıyafet renkleri, boyları, tenleri, isimleri vs. Daha sonra bu bilgilere göre anons ettiğinde (“Mavili, düzgün oyna” yada “Ayşe abla hoşgeldin” şeklinde) çevredekileri “acaba kör değil mi” çelişkisine düşüren alaycı bir kişiliğe de sahiptir. Kendi ifadesine göre, 5 bin tane şarkyı bestecilerinin ve güftecilerinin isimleriyle bilmektedir. Ahmet abinin kendi derlemeleri olan fıkra tarzındaki diyalogları anlatımı ise tam anlamıyla birer şaheser! Örnek olarak “Dünür muhabbeti”;
(daha…)

