Sayfalar
Kategoriler
- Alanya
- Atatürk
- Bilişim
- Dökümanlar
- Fotoğraf
- Genel
- Gündem
- İnternet
- Kişisel
- Kültür-Sanat
- Müzik
- Oyun
- Spor
- Teknoloji
- Video
- Yazılım
Arsiv
- Mart 2012
- Temmuz 2011
- Mart 2011
- Ocak 2011
- Aralık 2010
- Eylül 2010
- Ağustos 2010
- Temmuz 2010
- Haziran 2010
- Mayıs 2010
- Nisan 2010
- Mart 2010
- Şubat 2010
- Ocak 2010
- Aralık 2009
- Kasım 2009
- Ekim 2009
- Ağustos 2009
- Temmuz 2009
- Nisan 2009
- Şubat 2009
- Ocak 2009
- Aralık 2008
- Kasım 2008
- Ekim 2008
- Eylül 2008
- Ağustos 2008
Linkler
Etiketler
-
30 Ağustos
Action
Ahmet Özdemir
Alanya'da yağmur
Alanyalı Aşık Hüseyin
Alanyalı Hüseyin
Altar Eray İçsel
Aşık Hüseyin
Batch
Başlangıç
Beşiktaş
Denize Girmek Orucu Bozar Mı?
Droplet
facebook gizlilik ayarları
Halil Yalçın
isyankarlar
isyankarlar serisi
isyankar limon
Kör Ahmet
Manavgat Yangın
Meşe Ağacı
Mustafa Kemal Atatürk
Nargile
Office 2007
Orman Yangını
Pasiflora
Passiflora
Passifloraceae
Passiflora Edulis
Passion Fruit
Photoshop Action Batch Droplet
Purple Fruit
Purple Passiflora Fruit
Purple Passion Fruit
Ramazan Davulcuları
Sahur
Süper Lig
Udi
Vitamini kabuğunda mı la?
Yusuf yusuf etti la
Zafer Bayramı
Çok Sevdik Be Abi
İftar
İsmail Gübeş
şekil bozuklukları
Meta
Autor: Orhan Uysal
~ 06/12/10
Çocukluk dönemimiz geçtikten sonra yayınlanmaya başlamış olduğundan büyük bir hayranlıkla takip etmezdim. Birkaç hafta önce kutladığımız kurban bayramında tesadüfen gördüm bu Pikachuyu
Tam satır vuracaklarken “duur” diye bağırmamın etkisiyle havada asılı kalan satır ve panik olan bir oda dolusu insan…
Özetle, kurbanlık keçinin boyun eti satırla dilimlenirken aşağıdaki şekil ortaya çıkar ve “acaba?” sorusu akla gelir. Acaba pikachu’yu tasarlayan kişi de bunu mu gördü?
Not: Et üzerinde herhangi bir oynama yapılmamıştır, satır ne kestiyse onu çektim
Autor: Orhan Uysal
~ 30/09/10
Bahçeden topladığım kiwanoyu tanıtmak istedim. Ne yazık ki bunda da isim kirliliği mevcut. “Boynuzlu kavun” veya “boynuzlu salatalık” gibi değişik isimleri bulunmakta. Tarım fuarlarında ve bölgede “Alanya Kavunu” olarak ifade ediliyor. Kiwanonun isim hakkı da Alanya Kavunu olarak kayıt altına alındı. Sınıfı, türü vb teknik terimler wikipedia’da mevcut olmakla birlikte salatalıkgillerden olduğunu söyleyerek özetleyebilirim.
Yeşilken hasat edilip, bekletilerek olgunlaştırılır (Muz, Avakado gibi).
A ve C vitamini, Kalsiyum, Demir bulunduğunu; haliyle dişin, kemiğin, saçın sağlıklı kalmasına yardımcı olup idrar yolları ve solunum yolları enfeksiyonlarına karşı vücut direncini arttırdığını okumuştum.
En zevkli kısmı, nasıl yenir?
Yeşilken de yenilebilen bir meyve olmasına rağmen olgun tüketilmesi tavsiye edilmekte. Yeşilken salatalık tadında olan bu meyve, olgunlaştığında ise tarifi zor olan bir tada sahip. Herkes kendince tadını tarif etmeye çalışmış. Bana göre bire bir benzeri tat: Yeşil hasat edilen muzun olgunlaşma döneminde kabuğunun sarardığı ancak içinin hala sert (tam olgunlaşmamış) dönemindeki tadıdır. Kısaca tatsız muz. Benim açıkladığım tat özelliği de anca bu kadar olur…
İçi sulu (jöle kıvamında) ve bol miktarda çekirdek bulunmakta. Nasıl yiyeceğiniz size kalmış… Kaşık, çömçe, kepçe, kürek ne bulursanız daldırıp yiyebilirsiniz ya da suyunu içebilirsiniz. Elin oğlu meyveli soda yapmış, kiwanolu soda. Türkiye’de yok diye üzülmeyin. Alın sade soda, karışımı kendiniz yapın. Pastalarda kullanıldığını yazmışlar bir yerde ama pek itibar etmedim. Salatalık tuz atılıp yenilebiliyorsa, bunu da tuzlayıp yiyebilirsiniz. Denedim, yenilebiliyor
Tatsız kavuna toz şeker dökerek yenirdi, bunu da tatsız muz diye düşünerek şeker ekleyebiliriniz. İsimleri arasında kavun ifadesi de geçtiğine göre tatsız kavun tanımı da uygundur. Daha değişik bir şey, kiwano suyuna bal ilave edip içebilirsiniz. Vodka & kiwano bir başka deneyim olabilir. Türetmek size kalmış.
“A vitamini yağda çözülür birader!” diyen bir Recep vardı; sen tereyağına bandır ye Recebim
Ağız tadınıza göre yapın bir şeyler, hadi afiyet olsun
Autor: Orhan Uysal
~ 27/08/10
Autor: Orhan Uysal
~ 02/08/10
Son günlerde Alanya’nın sıcağında nefes alınamaz hale geldi. İlyas’ın isteği üzerine bu yıl üçüncüsü düzenlenen Gedevet – Türbelinas Yayla Şenliği’ne gitmeye karar verdik. Havanın sıcaklığından mı yoksa yediğim içtiğim bir şey mi dokundu bilmiyorum ama gece boyu uyuyamadım. İlyas’a da söz verdim bir gün önceden, mecburen gidecektim.
Öğlenin sıcağında, saat 12′de çıktık yola motorla. Alanya içi sıcak zaten o şaşmaz bir durum ama yaylaya doğru serinler diye ümit ediyorduk. Ne yazık ki yol boyunca tepemize vuran güneş ve asfalttan vuran sıcaklıkla erimiş halde çıktık yaylaya. Park Orman’da şenlik alanını biraz dolaştık. Açılış saati 17:00 diye belirtildiği için çok kalabalık değildi. Saat 15:00′de özel parkurda off-road gösterileri olduğunu öğrendik ve onu izlemek için biraz oyalandık.
Çıkrık Mevkii denilen ve muhteviyatında off-road araçları için özel hazırlanmış bir parkur bulunan yere geçtik. Yaklaşık 2 saat süren off-road gösterilerinden sonra 30 saatlik uykusuzluğun verdiği sancıyla akşamki etkinliklere ve Mine Koşan konserine kalmadık. Sıcağın merkezine, Alanya’ya geri dönmeye karar verdik. Alanya’ya geldik de n’oldu? Yine uyuyamadım!
Aşağıda off-road gösterilerinden bir kaç fotoğraf bulunmakta:
Autor: Orhan Uysal
~ 21/07/10
Dün bazı işlerimiz için Antalya’ya gitmiştik. Akşam üzeri Alanya’ya dönerken Mahmutlar – Kuşyuvası güzergahından Çayarası’na gitmeye karar verdik. Mahmutlar’ın üst kısmından Çayarası’na kadar sis vardı. Ayrıca Alanya merkez sıcaktan erirken, Çayarası’nda yağmur yağıyordu.
Giderken Kuşyuvası mevkiinde çektiğimiz fotoğraflar;
Kiraz ve şeftali stoğumuzu doldurduktan sonra geri dönüş yoluna koyulduk. Yağmur durdu, hava karardı, gün boyu seyahatin verdiği yorgunluk da cabasıydı. Yolda çalışmalar havanın kararmasıyla birlikte durmuş ve iş makineleri zaten dar olan yolda bulabildikleri geniş(!) bölümlere park etmişler.
50-60 km hızla ilerlerken 1 metre önümüzde, aniden yola bir şey fırladı. Frenlememe rağmen arabanın altına girdi ve arabanın altına çarptı. Halil’in “kedidir kedi” söylemine karşılık “kedi ne arar la dağda?” yanıtımla durduk ve baktığımızda bir sansar olduğunu gördük. Yaralı olsaydı bir şekilde yakalayıp Mahmutlar’da Veteriner Özcan Barcın’a götürecektik tedavi için. Ne yazık ki ölmüş. İntihar eden sansarın birkaç fotoğrafı alttadır.
Not: 18+ fotoğraflar. Çoluk çocuk bakmasın! Döverim haaa!















