Sayfalar
Kategoriler
- Alanya
- Atatürk
- Bilişim
- Dökümanlar
- Fotoğraf
- Genel
- Gündem
- İnternet
- Kişisel
- Kültür-Sanat
- Müzik
- Oyun
- Spor
- Teknoloji
- Video
- Yazılım
Arsiv
- Mart 2012
- Temmuz 2011
- Mart 2011
- Ocak 2011
- Aralık 2010
- Eylül 2010
- Ağustos 2010
- Temmuz 2010
- Haziran 2010
- Mayıs 2010
- Nisan 2010
- Mart 2010
- Şubat 2010
- Ocak 2010
- Aralık 2009
- Kasım 2009
- Ekim 2009
- Ağustos 2009
- Temmuz 2009
- Nisan 2009
- Şubat 2009
- Ocak 2009
- Aralık 2008
- Kasım 2008
- Ekim 2008
- Eylül 2008
- Ağustos 2008
Linkler
Etiketler
-
30 Ağustos
Action
Ahmet Özdemir
Alanya'da yağmur
Alanyalı Aşık Hüseyin
Alanyalı Hüseyin
Altar Eray İçsel
Aşık Hüseyin
Batch
Başlangıç
Beşiktaş
Denize Girmek Orucu Bozar Mı?
Droplet
facebook gizlilik ayarları
Halil Yalçın
isyankarlar
isyankarlar serisi
isyankar limon
Kör Ahmet
Manavgat Yangın
Meşe Ağacı
Mustafa Kemal Atatürk
Nargile
Office 2007
Orman Yangını
Pasiflora
Passiflora
Passifloraceae
Passiflora Edulis
Passion Fruit
Photoshop Action Batch Droplet
Purple Fruit
Purple Passiflora Fruit
Purple Passion Fruit
Ramazan Davulcuları
Sahur
Süper Lig
Udi
Vitamini kabuğunda mı la?
Yusuf yusuf etti la
Zafer Bayramı
Çok Sevdik Be Abi
İftar
İsmail Gübeş
şekil bozuklukları
Meta
Autor: Orhan Uysal
~ 02/08/10
Son günlerde Alanya’nın sıcağında nefes alınamaz hale geldi. İlyas’ın isteği üzerine bu yıl üçüncüsü düzenlenen Gedevet – Türbelinas Yayla Şenliği’ne gitmeye karar verdik. Havanın sıcaklığından mı yoksa yediğim içtiğim bir şey mi dokundu bilmiyorum ama gece boyu uyuyamadım. İlyas’a da söz verdim bir gün önceden, mecburen gidecektim.
Öğlenin sıcağında, saat 12′de çıktık yola motorla. Alanya içi sıcak zaten o şaşmaz bir durum ama yaylaya doğru serinler diye ümit ediyorduk. Ne yazık ki yol boyunca tepemize vuran güneş ve asfalttan vuran sıcaklıkla erimiş halde çıktık yaylaya. Park Orman’da şenlik alanını biraz dolaştık. Açılış saati 17:00 diye belirtildiği için çok kalabalık değildi. Saat 15:00′de özel parkurda off-road gösterileri olduğunu öğrendik ve onu izlemek için biraz oyalandık.
Çıkrık Mevkii denilen ve muhteviyatında off-road araçları için özel hazırlanmış bir parkur bulunan yere geçtik. Yaklaşık 2 saat süren off-road gösterilerinden sonra 30 saatlik uykusuzluğun verdiği sancıyla akşamki etkinliklere ve Mine Koşan konserine kalmadık. Sıcağın merkezine, Alanya’ya geri dönmeye karar verdik. Alanya’ya geldik de n’oldu? Yine uyuyamadım!
Aşağıda off-road gösterilerinden bir kaç fotoğraf bulunmakta:
Autor: Orhan Uysal
~ 21/07/10
Dün bazı işlerimiz için Antalya’ya gitmiştik. Akşam üzeri Alanya’ya dönerken Mahmutlar – Kuşyuvası güzergahından Çayarası’na gitmeye karar verdik. Mahmutlar’ın üst kısmından Çayarası’na kadar sis vardı. Ayrıca Alanya merkez sıcaktan erirken, Çayarası’nda yağmur yağıyordu.
Giderken Kuşyuvası mevkiinde çektiğimiz fotoğraflar;
Kiraz ve şeftali stoğumuzu doldurduktan sonra geri dönüş yoluna koyulduk. Yağmur durdu, hava karardı, gün boyu seyahatin verdiği yorgunluk da cabasıydı. Yolda çalışmalar havanın kararmasıyla birlikte durmuş ve iş makineleri zaten dar olan yolda bulabildikleri geniş(!) bölümlere park etmişler.
50-60 km hızla ilerlerken 1 metre önümüzde, aniden yola bir şey fırladı. Frenlememe rağmen arabanın altına girdi ve arabanın altına çarptı. Halil’in “kedidir kedi” söylemine karşılık “kedi ne arar la dağda?” yanıtımla durduk ve baktığımızda bir sansar olduğunu gördük. Yaralı olsaydı bir şekilde yakalayıp Mahmutlar’da Veteriner Özcan Barcın’a götürecektik tedavi için. Ne yazık ki ölmüş. İntihar eden sansarın birkaç fotoğrafı alttadır.
Not: 18+ fotoğraflar. Çoluk çocuk bakmasın! Döverim haaa!
Autor: Orhan Uysal
~ 16/04/09
Uzun süredir yazamıyordum… Sağlık sorunları, sınavlar, seçimler, işler, güçler derken ancak vakit bulabildim. Bugün İsmail Gübeş’in web albümünü inceledim. Klasörler arasında en çok ilgimi çeken geçen seneki Manavgat orman yangınıydı. Birçok kişinin televizyonlardan izlediği, bu bölgedekilerinde Antalya’ya gidişte veya dönüşte anayoldan gördüğü kadarıyla yanmış ağaçlardan başka birşey yoktu. Konuşulanlar; köylerin boşaltıdığı, ne kadar büyüklükte bir alanın yandığı, yangının kontrol altına alındığı gibi şeylerdi…
İsmail Gübeş, görevi dolayısıyla bu olaya bizlerden daha yakındı. Yangın başladığı andan itibaren olay yerinde görev aldı ve daha sonrada yangın bölgesinin yeniden ağaçlandırma aşamasında da büyük bir özveriyle çalıştı. Objektifine takılanlardan bizlerle paylaştıkları ise yangının neleri alıp götürdüğünü daha iyi anlamamızı sağlıyor. Yanan bir kuştan geriye kalan iskeleti, yanmış bir kaplumbağa… Karıncaların bile yandığını görmek… İçler acısı! Sadece ağaçların yanmadığını bilmek veya konuşmaktansa, bir kare fotoğraf görmek daha iyi anlamamızı sağlıyormuş meğer… Bizlerle paylaştığın için teşekkürler İsmail Abi.
Mutlaka İnceleyin: İsmail Gübeş’in Web Albümüne Ulaşmak İçin Tıklayın
Autor: Orhan Uysal
~ 16/12/08
Non-Stop Hüseyin Abi demek istiyorum şu durumda:} Devam videosuyla sizlerle…
Autor: Orhan Uysal
Alanya’nın Çıplaklı beldesinden, evli ve 3 çocuk babası Hüseyin abimiz. Vakti zamanında vurulmuş bir kıza. Araya olaylar girmiş ve neticesinde “aşık” rütbesine erişmiş bir şahsiyet. Sesi çok gür ve şarkı söylemekten çekinmez. Herzaman bakımlıdır, kılık kıyafeti kusursuzdur. Anlatacak çok şeyi vardır, dinlemesini bilene. Dinleyipte anlamaya çalışanlar için ise bulunmaz bir kaynaktır. Aşığın halinden aşık olan anlar:) Büyüksün Hüseyin abi!
Autor: Orhan Uysal
~ 21/09/08
Elektrik kesintileri konusunda uyardığım yağmur şiddetini biraz arttırınca Alanya’yı su bastı! 1997′deki sel baskınında da hacet deresi dahil alanyadaki birçok dere taşmıştı hatta bir lise öğrencisi sulara kapılıp boğulmuştu. Bugün balkondan hacet deresini izledim, dere yatağı 1997′deki o olaydan sonra genişletilmeye başlanmıştı ve beton dökülerek güçlendirilmişti. Oba çayında da aynı işlem yapılmakta. Yani istenince ve yapılınca bu tür olumsuzluklar engellebeiliyor.
Bugün dere yataklarında sorun yaşanmamasına rağmen logarlardaki sorun herkesi isyan ettirdi. Özellikle Tosmur ve Oba-Göl mevkii sular altında kaldı. 1997′deki sel olayını hatırlatan görüntüler oluştu yine. Yol seviyesinden aşagıdaki ara yollar su dolunca yol seviyesinde görünüyordu o yıllarda… Bugün ise biraz daha şanslıydı o bölgede yaşayanlar. Yinede dükkanları ve evleri su bastı. Ayrıca şehir merkezindeki birçok işyerini de su bastı.



