Orhan Uysal

~ 24/06/10

     Tutku meyvesi (passion fruit) nasıl yenir? Kokteyl ve şurup yaptıklarını biliyoruz ama nasıl yapıldığını bilmiyoruz :) Aslında kokteyl tarifleri ingilizce olsa da bulunabilmekte. Peki nasıl yenir? İnsanî şekilde tüketilmesini tavsiye ediyorum, ağız yoluyla.

     Daha önce kiviyi kabuğuyla yiyenleri, yeni dünya’nın (muşmala’nın) çekirdeklerini kayısı çekirdeği gibi kırıp, soyup yemeye çalışanları gördüğüm, bildiğim için söylüyorum.

     Olgunlaşmış meyve ortadan ikiye kesilir, içinde bulunan jöle kıvamındaki suyu ve çekirdekleri kaşıkla yenir. Kabuğu çöpe atılır.  Ben böyle kullanıyorum :)

     Severek – küfrederek izlediğimiz otçu doktorların; passiflora kabuğunu güneş görmeden kurutun, 10 dakika kaynatın, üstüne mısır püskülü, soğan kabuğu, bilmem ne otu ilave edin, bunu günde 5 öğün zıkkımlanın gibi şeyler çıkarmaması ümidiyle… :D

Orhan Uysal

~ 09/06/10

     Yıllar önce Isparta Sütçüler’de görmüştüm ilk kez akrebi. Çocuktuk ozamanlar, bütün ev ayağa kalktı el kadar akrebi bulacağız diye… Sopalar, kürekler, kim ne geçirdiyse eline o karambolde taarruz vaziyetinde bastıkları yerleri, koltukların arkasını aramadıkları yer bırakmadılar. “Burda burda” işaretiyle ev ahalisini yöneten komutan gitti ezdi kafasını :D Herkes tedirgin olsa da bir akrep öldürmenin sevinci sarmıştı bütün evi, nedenini anlayamamıştım o zamanlar. Ama bir “yusuf yusuf” rüzgarı hissetmedim değil…

     Bu “yıllar önceki olaydan” yıllar geçtikten sonra, 5-6 sene önce Alanya’nın Gümüşgöze köyünde kaldığımız ev çok bunaltıcıydı. Yaz günü, ev küçük, sabaha karşı serin olur diye kapı pencere kapatılmasının buhranıyla ulakla haber saldım ev sahibine: “Tiz balkonda yatak hazırlana!”  Neyse benim yatak hazırlandı, iki lafın daha belini kırayım sonra çıkar yatarım diye düşünürken, 70 yaşlarındaki ev sahibinin annesi çıktı balkona, oturdu benim yatağa, başladı tesbih çekmeye! Bana serilen yatağa çöktü, o yatacak. Gerçi kadında haklıydı biz o sohbetleri ederken diğer odada namaz kılıyordu. Yatağın bana serildiğinden haberi yoktu. Kalk desen olmaz; balkondan atsan, kendi düştü desen kimse yemez. Neyse sohbet, gırgır, şamata derken 5 dakka geçmedi bizim yaşlı teyze ”anaaam” ve “allaaah” nidalarıyla balkondan içeri apalayarak girdi. Herkes soruyor noldu diye, teyzeden cevap: “akrep soktu”.  Kadını oturduğu yerde akrep sokmuş ayağından, o acıyla diğer ayağı üstünde dikelmeye çalışırken diğer ayağından da sokmuş. Böylece ”anaaam” ilk soktuğu için, “allaaah” ikinci soktuğu içinmiş, onu anladık. Köylerde meşhurmuş akrep merhemi, yılan ilacı ve bu tarz isimlerde ilaçlar. Ayağına “akrep ilacı” dedikleri kremden sürdüler, biraz şişti, 1 saat kadar başında nöbet tuttuk vs vs. Bu arada balkonda battaniyenin altında akrep bulundu ve öldürüldü. Yatak bana kalmıştı sonunda :) Yatmadım haliyle, o gece evin önündeki caminin çardağında sabahladım. Yıldızların bu kadar güzel gözüktüğünü bilmezdim hiç, sabaha kadar yıldız seyrettim :)

     Sonuncusu bizim dükkanda karşıma çıktı. Erkek adam akrepten korkmaz, gider fotoğrafını çeker :) Canlı mı diye sorarsanız; kafası ezilmiş hali…

Orhan Uysal

~ 06/06/10

     Tutku meyvesi (passion fruit), çiçeklerini daha önce yayınlamıştım. ( inanmayan tıklasın :) )   

     Çiçeğine passion flower, tutku çiçeği, çarkıfelek çiçeği gibi isimler verilsede meyvesine henüz farklı isimler türetilmemiş. Passiflora’nın birçok çeşidi bulunmakta. Meyveleri ve çiçekleri türüne göre değişmekte. Bazı türlerin meyveleri 30 cm olabiliyor ve 4kg ağırlığa ulaşıyormuş. Türüne göre çiçeklerinin renkleri de değişik oluyor. 

    Aşağıda resimleri görünen meyveler, daha önce yayınladığım çiçeklerin meyveleri, “passiflora edulis”. Bu mor meyve 6-7 cm boyutlarına ulaşıyor. Çiçekten yeşil hale dönüşüyor ve büyüyor, mor renge dönüştüğünde ise olgunlaşıyor, yenilecek hale geliyor.

    Bu meyveden değişik kokteyller yapılıyor, hatta bir zamanlar aynı ismi taşıyan şurubu vardı. Neyse çok uzatmayayım, resimdeki mor meyveyi istemeyin, yedim :D

 

Orhan Uysal

     İsyankar limonlarla seriye devam ediyoruz. Bu limonlar minyatür kalmışlar. Bunları topladığım ağaçta çiçek zamanı 3 nesil limon yan yana durmaktaydı;

  1. Sararmış, olgunlaşmış limonlar
  2. Yeşil, tam olgunlaşmamış limonlar
  3. Meyveye dönüşmemiş çiçek hali

     Şimdi büyüyemeden kurumuş limonlarla isyan hallerini göstermekte bu ağaç. Acaba ağaca isyankar diyerek ben mi isyan etmiş oluyorum?