Sayfalar

Kategoriler

Arsiv

Linkler

Etiketler

Meta

Autor: Orhan Uysal

~ 25/10/15

Davetiyelerimiz de gelmişken şuraya ekleyeyim; bari evlilik yıl dönümümüzü unutmayayım!

Sevinç & Orhan Davetiye 1 Sevinç & Orhan Davetiye 2 Sevinç & Orhan Davetiye 3

Post tags: ,

Autor: Orhan Uysal

~ 03/04/15

Bazıları adamın dibidir, bazıları ise adAM’ın son iki harfi.

Bu, adamın dibi olan grupta. Boyu yaklaşık 1.50, kilosu yaklaşık 50 olan, “ortalama Türk erkeği” limitlerini aşağıya çeken bir tip. İçki içmez, sigara kullanmaz, ne bulsa yer (ne bulsa yer derken yanlış anlaşılmasın, yemek seçmez). Tam bir motor manyağıdır. Motorun her türlüsünü sever, ama her türlü motor, öyle böyle değil yani… Motorun lastiğini bisiklete, bisikletin lastiğini motora takar. Motor daha hızlı gidermiş ince tekerle, manyak işte! Yaşı 30 olmasına rağmen 35 defa motor kazası yaptı. Motor kazası dediğim öyle yan yattı, çukura düştü falan değil ha! Motorla son model arabalara yandan, önden, arkadan dalmayı sever; arabaların kaputlarıyla, kapılarıyla sevişir sürekli. Çarptığı arabanın sağ kapısını, sola taşır motoruyla. Ambulansla hastaneye kaldırılır, bilinç kapalı, yoğun bakım vs tedavisi yapılır, 1-2 hafta sonra sargılarla hastaneden çıkar ve hastane çıkışı arkadaşlarına getirttiği bir başka motorla evine gider. Aslında tanıyorsunuz bu arızalı herifi, daha önce “Bilal vs Ankara Kedisi” diye bir video yayınlamıştım (Hatırlamak isteyenler için video burada). Orada sadece parmakları vardı ama vücudunun geri kalanı da parmak kadar zaten, çok da görmenize gerek yok. Küçük yaşta aile reisliğini üstlenmiş, hayatın sillesini bir çok defa yemiş, arkadaşları için elinden gelen her şeyi yapan birisi.

Geçenlerde aradı yine, öyle mutlu bir ses tonu var ki, sanırsın trilyon, katrilyon falan çıktı piyangodan; ama neymiş mutlu eden: “ortaaaam, 34 dakikada Antalyaya girdik 1000cc motorla, çok zevkliydi” !!?!! Cevap malum tabi, “iyi bok yedin!”

Her işten anlar, anlamasa da anlayan birini tanıyordur. Ustalığı da var keratanın. Ona rağmen kendi mesleğinden vazgeçip, bazılarına göre “uçuk fikirler” olan işlerin peşinde. Aslında o kadar mantıklı işler peşinde ki, çoğunun hayalini bile kuramayacağı şeyi hemen hemen gerçekleştirmek üzere. Çevrenin baskısına, lafına, sözüne aldırmadan atıldığı bu yeni sektörde işini yapmaya çalışıyor. Güzel günler çok yakın onun için. Küçük BÜYÜK adam, doğru yoldasın bence, devam et.

Temsili bir video yayınlıyorum. Herşeye rağmen mutlu olabilen bir adam, alttaki videoyu ilk izlediğimde aklıma gelen isim…

Seviyorum ulan seni! (bak bunu sevgilime bile söylemedim bu şekilde, kıymetini bil). Videoyu izle, haykırmadan gül, hayvanlaşma :)


Autor: Orhan Uysal

~ 10/03/15

10.03.2015 tarihinde 3 kişinin hatırladığıdır.

Autor: Orhan Uysal

~ 01/03/15

Küsersem kızarsam anla sen beni..

Autor: Orhan Uysal

~ 25/01/15

Bir küçücük kız, ona sorsan 1000 yaşında, bana sorsan sabi-sübyan… Kimseye güvenmez, herkesten uzaklaşırsın ya; işte tam o an gelir “abi nasılsın?” diye. Duymuş ya da fark etmiştir bir sorun olduğunu. Çok konuşmamışsındır, konuşamamışsındır o güne kadar. Uzun mesafelerden geldiği kısa süreli tatilleri içerisinde görüp selam vermişsindir, hal hatır sormuşsundur; sadece o kadar. Belki de biraz takılmışsındır, bir sarma yapsan da yesek gibisinden…

Kızımız uzaklarda doktorculuk oynar çoğu çekemeyen kişiye göre, ama hayallerinin peşinde olduğunu bilirdim ben ettiğimiz o kısa sohbetlerde anlattığı kadarıyla. Canım yine sıkkındı ki genelde çok şeye takılırım, moralim bozulur, isyan ederim, ardından kırıp geçerim. Dediğim gibi çıktı geldi, “abi nasılsın” diye. Boncuk boncuk baktı, üstüne düşmedi önce olayın.. Sıkıldı boş boş oturmaktan ama yine de sorup sıkıştırmadı, anlatmamı bekledi. Sohbet esnasında konudan konuya geçerken yeri geldi anlattım. Kimsenin vermediği kadar hak verdi bana. Hak vermese bile tarafsız dinlemişti, o yeterliydi aslında. Belki de moralimin yerine gelmesine en çok katkıyı o sağladı. Beklemiyordum çünkü kimseden böyle bir samimiyet. Samimiydi, gözlerimin içine bakıyordu ben anlatırken. Kulaklarını dikip dinliyordu, laf olsun diye kafa sallamıyordu. Hatta araya kendi görüşlerini de sokuşturuyordu. Birinin bana destek olmak adına, sıkılsa bile yanımdan kalkmadan bana moral vermesi, akşama kadar art niyetsiz yanımda oturduğunu bilmem çok iyi geldi.

Olaylar, gündem konuları, gündem dışı konular vs konuşurken derin sohbetlere başladık. Uzaktan gözlemci rolünde herkesi süzmüş kızımız, ki yorumlarımı soruduğunda aynı şeyleri düşündüğümüz gerçeğiyle karşılaştık. Demek ki mantıklı düşününce herkes sorunları ve sorunluları görebiliyormuş. Daha çok şey yazılır ama detaya da girmemek lazım, konuştuklarımız bizim aramızda, şaka maka iyi dedikodu yaptık :)

Bundan sonra her zaman dertleşebileceğim bir kardeşim oldu (dertleşebileceklerimi toplasan 5’i geçmez). Sanki yıllar önce kaybolmuş bir kardeşim vardı ve onu buldum. Uzakta da olsan artık hep yakınımdaki sayılı kişilerdensin cimcime. Başına büyük dert aldın :)

Post tags:

Autor: Orhan Uysal

~ 28/12/14

Olmayacak işler oldu, bir çok dertle cebelleştim ve hala cebelleşiyorum.. Bu hengamede 2-3-4 Ankara, 5-6-7 Eskişehir, 8-9-10-11 İstanbul.. 2015’e yolculukla başlıyorum. Temayı falan bi değiştirmek lazım, yıllar oldu aynı tema. Düzenlemeler, güncellemeler gerek.. başımdan geçenleri de anlatıcam… geliyorum geliyorum… az kaldı

 

Post tags:
Yeni »